13 Haziran 2016

ABHAZYAM



 

Asırlar evveline dayanıyor Abhazyam doğuşun
Tarihin derinliklerinden kaynayıp geliyor varoluşun
Devletler, Krallıklar kurup asırlar boyunca yaşattın
Sanıyorlar şimdi yenidir Abhazyam senin doğuşun

Dünya var oldu taş devri maden devri tunç devri
Gök kubbede belirlendi daha o zaman Abhazın yeri
Kaf dağları sınırdır, Karadeniz sahilidir Abhaz yurtları
Tanrı bağışıydı hem de, bu cennet vatan ezelden beri

Olamazdı asla, başka bir millete ait olamazdı bu yurt
Hak yerini buldu, Tanrı buyruğu uygulandı heyhat
Sen ne Migrelin, nede Kartvelin nede bir başkasının
Olamazdın, olmayacaksın da, sende bulur Abhaz hayat

Kalbimize kazılmışsın asırlar öncesinden Abhazyam
Seni içimden hiçbir zaman atmadım aslada atamam
Sende yaşamak sende ölmektir ezelden beri hayalim
Bastın bağrına beni biter artık yıllardır süren bu yasım

Dünya dönmeğe başladığından beri Kafdağı zirvesindesin
Maziden alıp yeşerttiğin kültürünle özdeşleşmektesin
İnsanlık tarihinin başlamasıyla birlikte hep sahnesindesin
Abhazya’m gurur duy Abhazınla kalbimizde yeşermektesin

Çağlar öncesi çizdin yolunu Abhazya dünyaya dosttur
Bayrağına nakşettiği elinle yüzyıllardır bunu duyurdun
Dost isen yaklaş canım feda olsun düşmansan orada dur
Abhazyam tarih boyu sürdürdüğün görüşün hep budur

Hayalin yansırdı ömrümce kalbimin derinliklerine kadar
Şimdi sahillerinde parlayan güneş dağlarındaki karlar
Sarıyor gök kubbeyi şükürler olsun yeşerdi şimdi idealler
Tanrım ulaştım Kafdağı’ma gerçekleşti sonunda hayaller


Rıfat Özbey (Beya)
26.08.2008




10 Haziran 2016

GUCBA CEMAL ve FARUK



Köyümüz Sarnıç’ın kuruluşunda bulunan sülalelerden Gucbaların bir kısmı köyde yaşamlarını halen sürdürmektedir. Gucba Kas (Ahmet) ve eşi Çacapha Aldız’ın; Kemal ve Fahri adında iki oğlu ve Bahriye adında da (Apapba Orhan ve Rıdvan’ın anneleri) bir kızları olmuştur.
Gucba Ahmet'in (KAS) oğlu Kemal’in oğulları Cemal ve Faruk kardeşlerden Havacı Başçavuş Cemal’de emekli olduktan sonra köye yerleşmiştir. 

 



...Ufkumda Tsabalı canlandırmaya kalkınca dimağım
Bir bir gözümün önünden geçiyor kadim tarihim
Bir yok oluşun içinde çırpınmakla geçerken yıllarım
Gözyaşlarımla teselli buluyor ancak göz pınarlarım   
Her gün batımında sönmeye başlayan umutlarım
Her gün doğuşunda yeniden alevlenmeye başlıyor
Sarnıçtayız Guçbalar, Ağanaalar, Beyalar, Papbalar
Kozaalar,Bırıskiller,Gurgmallar,Aşugcalar,Yaşaalar…   

04 Haziran 2016

SARNIÇ’DA OLMAK




Mutluluğu kaçırdı insanlar
Hırs, ihtiras peşinde
Azap veriyor artık kentler
Huzur kalmadı içinde
Hızla yitiriyor benliklerini insanlar
Bir telaş bir vurdumduymazlık içinde
Dönüp duruyorum kalmışım sonsuz bir boşlukta
Özlüyorum zaman zaman toprak damlı odamı
Kuzu yünleri ile doldurulmuş döşeğimi
Al saten kaplı mitilli yorganımı
Nereye gitti mısır koçanlarınla örülmüş
Yerleri kaplayan bembeyaz hasırım
Bir yitik ömrün içinde mi kaldı her şey
Gaz lambasıyla aydınlanan
Huzur veren kireçli duvarları arar oldu gözlerim
Göz nuru elişleri ile bezeli örtüler sedirlerde
Pencerelerinde duruyor mu kanaviçe işli dantelli perdeler
Akşamları önüne uzandığım şömine yanıyor mu?
Ot minderim, pöstekim yayılımı ocağın başında
Etrafında toplaşıp oturduğumuz üçayaklı o sofralar
Çövenler dolusu yoğrulan abıstalarımız
Çömlekler dolusu çöğürümüz,yağımız, yoğurdumuz
Kâseler dolusu çiğlerimiz, kaymaklarımız
İste ve güneşte kuruttuğumuz Abhaz peynirlerimiz
Ahşaptan kaşıklarımız, topraktan kaplarımız nerde ?
Kırıldı mı kayboldu mu yoksa her biri bir bir ?
Aramayın dostlarım artık beni de bende
Bende mazime dönmek o günlerde yaşamak
O günkü riyasız dostlarla dostluklarla
Yaşamak istiyorum SARNIÇIM’DA

Rıfat ÖZBEY (BEYA)


*Çiğ: Krema-Sütün kaynatılmadan ayaza bırakılması ile oluşan tabaka 
**Çöğür: Sütün farklı bir mayalandırma şekli kefir türevi
 

02 Haziran 2016

SERGEY BAGAPŞ





-Nur içinde yat-
   29.05.2011

Savaşlar bitsin, barış tohumları serpilsin
Emperyalizm bitsin, kardeşlik duyguları yeşersin.
Rüya iken gerçek kıldığın; bağımsızlığımız ebediyen yücelsin
Gözlerimizin yaşı dinmesin, ey millet ağıtlar yakın.
Ellerinizi uzatın ey Abhazlar, başkanımızın anısı bayrak olsun
Yazgı buymuş büyük önder Bagapş artık göklerdesin, cennettesin

Bu yüce milletimizin tarihinde barış güvercinimiz, güvencemizdin
Abhaz tarihinin köklerine sıkı sıkıya sarıldın, ilkemiz kıldın
Gönlümüzde taht kurdun, yaralı bağrımızda daima yaşayacaksın.
Adadın kendini milletimize, kökümüzle her zaman onur duydun.
Parıldayan bir yıldızdın gecelerimizde, sen bir nurdun
Şen değil artık, Kartallar yurdu Kafdağı mızı yasa bürüdün

Nur içinde yat kabrinde büyük önderimiz, kalbimizdesin.
Umut olarak doğdun bağrımıza, ışığımız olarak kalacaksın
Ruhun şad olsun yüce önderimiz, hep minnetle anılacaksın.

İçimizden biriydin, Abhazyanın dirliği için didindin
Çıkar gözetmedin, her zaman doğruları savundun
İleriye dönüktü fikirlerin, Kafkaslıların gururu oldun
Nart Destanlarında bir sayfada sen oluşturdun
Dünyada tüm Abhazların her zaman gururu oldun.
Eğilmez bir baş, Yıkılmaz bir kale gibi durdun.

Yaşam budur, yıllarla sınırlıdır heyhat her ömür
Ardına gözyaşı hüzün bıraktın, umudumuz sürecek bir ömür
Tarihimize bir ağıtda sen yazdırdın ölümünle, ama yaşayacaksın her ömür.

Rıfat Özbey (BEYA)


Abhazya’nın saygıdeğer 2.cumhurbaşkanı Sergey Bagapş’ın ölümü üzerine o gün yazdığım bu şiiri 5.ölüm yıl dönümü nedeni ile blogda yayınlayarak birlikte anmak istedim.
Nur içinde yat, ruhun şad olsun büyük insan..