04 Haziran 2023

ABHAZ DÜŞÜNÜR / ABIGBA CEMAL (1929-11. Eylül .1997)

 


Diaspora ile Abhazya / Tsabalı gönül bağı ile
  birleştiren Abıgba Cemal’i diasporadan bahsederken anmadan geçemezdim. Benim için olduğu kadar toplumumuz içinde çok önemli bir şahsiyet olduğunu belirtmek istiyorum. Atayurt'tan uzakta hiçbir bağlantı yokken edindiği bir alfabe ile kendi kendine anadili ile okuyup yazmasını daha da önemlisi düşüncelerini de net bir dille Abhazca olarak topluma aktarmasını çok önemli bulmaktayım. O şahsında sadece Mezit'i değil tüm diaspora Tsabal'ını temsil etmiştir. Abhazya Sohum’da 2002 yılında Abhazca olarak yayınlanan "Canımın İçi Apsnı" adlı kitabı bir şiir kitabından öte o kadar çok şey barındırıyor ki. Bazen bir felsefe, bazen bir tarih, bazen bir kültür hazinesine dönüşüyor. Bazen soykırımı yaşatıyor, bazen umut aşılıyor, bazen de derin derin düşündürüyor. Tsabaldan Sarnıç’a adlı kitabımda yer vermekten mutluluk duyacağım Abıgba Cemal amcanın bir iki ufak şiirini de paylaşmak ve gelecek nesillere tanıtmak istedim.




02 Nisan 2023

SÜTLÜK / KOYUNKIRILDI

 

Sarnıç’ın kuzeyinde 4-5 km mesafede meşe ormanlar içindeki  yaylada 93 (1877-78) muhacirleri tarafından kurulan bir köydür. 1928 yılında Koyunkırıldı olan adı Sütlük olmuştur. Bilecik merkezine (22 km) ve Pazaryeri’ne de aynı uzaklıktadır. Köy halkı o yıllarda Pazar ihtiyaçlarını ağırlıkla Pazaryeri’nden temin ederlerdi. Son yıllarda Bilecik merkeze yapılan yollar nedeniyle ulaşımın kolaylaşması nedeniyle köy halkı Bilecik’e gitmeye başladı. Pazaryeri’ne yayan at arabaları veya atlarla gelip giderlerdi. Şimdi köyün kurucusu olan köy halkından bir iki hane kalmıştır. Diğer köy sakinleri Doğu Anadolu’dan gelen ailelerden oluşmaktadır. Pazaryeri’ne gidip gelenlerden biride o atlı adamdı ve çayırlıklarda koyun kuzu otlatan biz çocuklar için adeta  bir noel babaydı. İşte o günkü çocuklardan biri olan bendenizin hayırla andığı adını dahi bilmediğim bu insanı aşağıdaki şiirimde yad edeceğim.

Not: İlçemizin Pazarcık olan adı Pazaryeri olarak değiştirilmiştir. Pazaryeri dendiğinde bir çok kişi tarafından algılanamamaktır. Sanki bir semt pazarından bahsediliyormuş gibi düşünülmektedir. İlçemizde Pazar yıllardır devamlı Cumartesi günleri kurulmaktadır. Benim bu anım 1950 li yıllarına, 70 yıl öncesine uzanmaktadır. 

ATLI ADAM

Hayırla yad edip anmışımdır her zaman için onu
Bilmem var mıdır neslinden oğlu, kızı yada torunu ?
Pazaryeri’nden dönüşünde gözlerdik hep yolunu
At üstünde meramızdan geçer tutardı köy yolunu

Cumartesileri bekler olmuştuk atlı adamın yolunu
Mevsime göre heybesinden meyvelerin bir çoğunu
Avuçla atardı çayıra fındık, fıstık, şeker, gül lokumunu
Toplardık sevinçle tebessümle selamlayarak onu

Pazarda sergileri dolaşırken hep anmaktayım onu
At üstünde heybesine el attığını görür gibiyim onu
Nurlarda yat atlı adam, nurlarda sürdür son uykunu
Sütlüklü Noel baba gözlüyorum hep senin yolunu

22 Aralık 2022

KUCBA CEMAL SARGIN (1943 / 20.12.2022 Sarnıç)


Tanıyor olsaydınız eğer farkederdiniz sizlerde

Sevgiyle dolu olduğunu o kocaman yüreğinde

Yaşam boyu asla sapma olmadı dürüstlüğünde

Sarnıç’ı hep sevdi orda teslim etti son nefesini de


Hem komşuluk hem de dostluklarla var ettiğimiz

Sarnıç'ın kuruluşundan beri süren birlikteliğimiz

Eksilmedi hiç samimiyetle sürdü daima sevgimiz

Sarnıç’a da sevgi tohumları serptin son nefesinde


Kapılmadın yalan rüzgarlarına daima mert kaldın

Entrikalarla dolu dünyada entrikacılara kanmadın

Alnın ak yüreğin pak, tertemiz sonsuz aleme vardın

İçine gömülü acılarda sonlanmıştır o son nefesinde


Elimden tutar getirip götürürdün Eskişehir'e okula

Düşe kalka gidip gelirdik yayan yapıldak düşüp yola

Kasabadan Sarnıç 15 km'lik yol verilmez miydi mola ?

İşte bu son mola yerinden son yolculuğuna çıkışında

Bu kez de ben vardım yüreğimden sızan gözyaşlarımla


20.12.2022  Sarnıç

Mekanın cennet, ruhun şad olsun
Her daim bir ağabey olarak gördüm seni
Cihat ağabeyimden sonra senide uğurlamak
Çok zor geldi be Cemal
Kim karşılayacak artık Sarnıç'a adım attığımda

 

06 Aralık 2022

Beş TAŞ / İki DAMLA YAŞ

Beş TAŞ / İki DAMLA YAŞ

Çocukluk anılarımı tazelemek için

Koştum Sarnıç’ımın tozlu sokaklarına

Açıldım o zümrüt yeşili çayırlıklarına

Nedenini bilemedim, çözemedim niçin

Taşlar topladım ceplerime doldurdum

Varıp derenin bir kenarına oturdum

Çizdim yere oyun şablonlarını durdum

Beş tane taş aldım bakındım durdum

Ne gelen vardı, ne giden, nede seslenen

Çocukluk arkadaşlarım gelmemişti neden ?

Bir bir geçti hepsi gözümün önünden

İki damla göz yaşıymış cevap, ne gelir elden

28/11/2022

Yarenkent/BURSA


Beş TAŞ / İki DAMLA YAŞ (2)

Avuçlarımda beş taş

Oynuyorum kendi kendime bir bir iki iki

Yere bırakıyorum topluyorum tekrardan

Ben vefasız değilim bakın bekliyorum hala

O üzerinden atladığımız derenin kenarında

Nasıl koşa koşa gelip karşı tarafa uçarcasına atlardık

Nadirde olsa düşünce derenin içine

Gülüşürdük dakikalarca kahkahalarla

Neredesiniz ? bakakaldı gözlerim yollarda

Yalın ayak başı kabak koşuşturduğumuz

Koyun kuzu otlattığımız o çayırlıklarda

Umudum yok Çetin, Gomgom, Fij, Aysel, Semiha’dan

Bırakıp gittiler hepden

Turan, Ferdon, Faruk

Ya siz gelseniz yad etsek o çocukluk günlerimizi

‘’Koca koca adamlarız oynayamayız biz

Bak halimize daha neler neler dersin’’

Dediğinizi duyar gibiyim yaslanıp oturduğunuz yerlerden

Ya sen Ferihan nasıl bir yazgı ? nasıl bir kader ?

Hapsolmuşsun yaşamının en güzel yıllarından bu yana

Son bir umut son bir gayretle sesleniyorum

Kadriye, Suna siz bari gelin hava kararmadan

Çocukluk günlerimizi birlikte tekrardan yaşayalım

Sizde mi yorgunsunuz ? sizde mi gelemiyorsunuz ?

Akşam olur, karanlık mı basar ? çöker mi karanlığın kabusu ?

Rıfat, ya sen hala mı o dere kenarında mısın ? avuçlarında beş taş

Geçmiş günleri hüzünle yad etmekte misin ? avuçlarını sıka sıka

29/11/2022 - 17.00

Sınıf arkadaşlarımı yad etmek geldi içimden

Andım yüreğim parçalanırcasına her birini yürekden

10 Kasım 2022

MADADA HALAM


Tsabal’dan Sarnıç’a yola çıktığımda yüreğime kazılanları yazmak soykırıma uğramış halkım Abhazların yazgısına ait bir virgül, bir nokta olsada bırakmaktı niyetim. Kör topal olsa da, kargacık burgacık olsa da, anlaşılır anlaşılmaz olsa da, yazıp sizlerle paylaşmaktı niyetim. Hissettiklerim eminim ki ebedi birer metin yazdıklarım ise paldır küldür yüreğimden kopan volkandır.

Başında durduğum büyük halam Madada (Şükriye) halamın mezar taşında soykırımdan sonraki sürgünde geçen 110  yılı yaşadım. O gelin olarak geldiği Bursa Narlıdere köyünde ve çevresinde herkes tarafından sevilen ve sayılan, sözüne itibar edilen, güven duyulan. Aynı zamanda yardıma ihtiyacı olan herkesin yardımına koşması ile büyük saygı uyandırmıştır. O herkesin Çerkes ninesi, halası, teyzesi, babaannesi, anneannesi oldu. O yalnız başına mensup olduğu halkının adını yaşattı. O başlı başına bu gün dahi Narlıdere’de Çerkesleri (Abazaları) yaşatıyor. Bir nevi mensup olduğu halkın kültürünü yaşam tarzını yaşatıyor. Nurlarda uyu Halam.

20 Eylül 2022

DAYILARIM


Masal tadında anlatırdı anam

Dayılarımı, yanına oturduğumda

Biricik kız kardeşleri Nilüfer'i

Yere göğe konduramazlarmış

Yemen'de şehit düşen babaları Nuri

Onunla birlikte olan amcaları Fehmi

Dönmemişler bir daha Sarnıç’a

Şehadet haberleri ulaşmış Hamiden nineme

Bir yumak olup sürdürmüşler sonrası yaşamlarını

Tosun dayım söylermiş her daim son sözü

Aslan dayım temsil edermiş aileyi her ortamda

Bahri dayımsa sağlarmış tüm düzeni, hazırlıkları

At tımar edilir, eyerlenir, avluda gezdirilmiş heyecanla

Yolcu eder, uğurlarmış uzun süre bekleyerek kapıda

Aslan dayım koyulurmuş hedeflenen yola

Bir uzlaşı toplantısı, bir cemiyete, bir cenazeye

Ya bir hasta yada bir yaşlıya ziyaretedir bu yolculuk

Anımsadım bu gün yaşadım yaşattım hayalimde

Ağabeyim kırk gün sonrası bizleri bir araya getirdiğinde

Aslan dayımın oğulları Kaplan ve Fehmi’nin arasında

Hüzün doluyum bir yandan

Ağabeylerinle yaşadığın mutluluğu yaşıyorum anam

Gün sonlanırken

 
18 Eylül 2022

Sarnıç

14 Eylül 2022

AĞABEYİM CİHAT


Yazabilseydim hayatını olurdu roman
Okuyucu sorardı ikinci cildi ne zaman ?
Yeşil bir vadi içinde Sarnıçta başlayan
Çile dolu çekilmez yaşamı sırtlayabilen
Senden başkası da olamazdı asla inan

Sorumluluk yüklendin daha beş yaşında
Tüm zorluklarla boğuştun yılmadın asla
Dostluklar kurup yeşerttin duygularında
Yaşam boyunca savundun canla başla

Durmadan didindin, ektin, biçtin, işledin
Atalarımızın tercihi Sarnıç'ı benimsedin
Dört elle sarıldın, her bir işe emek verdin
Değişmedin, Sarnıç'ı asla terk etmedin

Ortak özelliğimiz sevgimizi sunamamamız
Hissederiz içten, içimize atar, yansıtmayız
Haklı olsak da susarız, asla kalp kırmayız
Vazgeçip hakkımızdan, ömür boyu susarız

Dostluklar yaşasın diye acımızla yaşarız
Yüreğimizi yaksa da kavursa da aldırmayız
Gücümüz yetesiye çabalar medet ummayız
Kimse üzülmesin, yüreğimiz asla el vermez
Birbirimize yürekten bağlı, yürekten yaşarız

29.06.2009

Eski defterlerde, eski sayfalarda rastladım her daim yüreğimde yaşattığım ağabeyime.
Ona hitaben, kendimi katarak yazdığım şiiri sizlerle paylaşırken, aramızdan ayrılışının
36. gününde saygıyla anıyorum.
Nurlarda uyu canım ağabeyim.
Mekanın cennet, ruhun şad olsun.

14.09.2022