07 Nisan 2018

SARNIÇDAKİ KOZAALAR (KUADZA – КУАДЗА)


Abhazya’dan sürgün nedeniyle Balkanlara, oradan da 1877-1878 Osmanlı Rus savaşı (93 Harbi) sonrası tekrar zorunlu göçe tabi tutulan Tsaballılardan (Ҵабал) 500 haneye yakın aile Sarnıç'a ulaşmıştır. Bu aileler için Sarnıç, öncelikle bir rehabilitasyon merkezi, nefeslendikleri bir nevi geçici konaklama yeri olmuştur. Belirli bir geçiş döneminden sonra, bazı aileler Sarnıç’tan ayrılarak ekseriyetle Eskişehir ve İnegöl çevrelerinde ki köylere yerleşmişlerdir.
Sarnıç'ta kalmaya karar veren sülalelerden biri olan Kozalardan, bazı ailelerde zamanla farklı yerlere göç etmiş olmalarına rağmen Sarnıç’taki izlerini, yerlerini, köklerini asla unutmamışlardır.
Tsaballı Kuadzaların yeri artık Sarnıç’tı. Kuadzba Nart'ın torunları için atalarının yurt edindiği Sarnıç vazgeçilemez kutsal ocakları olmuştur.
Nart'ın torunlarından, Sırrı ve Basri’nin kız kardeşleri Behice Abla'nın (1932/16.03.2018)vefat ettiğini duyduğum anda hüzünlü bir yolculuğa doğru savruldum. Asaleti ve nezaketi ile gerçek bir hanımefendiydi, onu dinlerken Abhazların sosyal yaşam ve kültürlerinin farklı özelliklerini ve güzelliklerini görmek mümkün oluyordu. O yaşamı ve yaşanmış tarihimizi sevdiriyordu. Mekânın cennet olsun, nurlar içinde yat Behice ablam.
Sarnıç’ta kalmış ve Sarnıç’tan ayrılmış olan Kozaalar ile ilgili soyağaçlarını paylaşmakla geçmişe bir köprü oluşturmak istiyorum. Eksik ve yanlışların tashihine yardımcı olacak olanlara da şimdiden sonsuz teşekkürler.
























24 Ocak 2018

KAFKAS GÜZELİNE SÖZÜM


Kafkaslım neden üzgün neden mutsuzsun

Arzun nedir söyler misin Kafkasın asil kızı
Fışkırmakta olan ruhundan acı feryatlarla
Kanımın akmasını mı arzularsın sel sel
Artık yetsin diyorsun yetsin bu kızıl esaret
Susma Kafkaslım susma sen susmamalısın
 
Güzel yurdum mağrur Kafkasım perişan halde
Üzüntüm bilirim Kafdağım'ın tutsaklığı içindir
Zafer müjdesi duymak içindir hep bekleyişin
Eşsiz güzelliğinle yoğrulan bir hüznün içindesin
Lime lime olmuş gönlün hep bu vatan içindir
İnleyen Kafkas varlığınla şenlenecektir elbet
Ne zaman kol kola tutuşup yollarına düşeceğiz
Elimizde sancak dilimizde zafer şarkıları

Sözüm var sana Kafkasların hırçın kızı
Özündeki Kafkaslılık ruhundaki bu sızı
Zaferle sonlanacaktır bitireceğiz bu yası
Ümidini yitirme yüreklendir Abrekleri bir bir
Mutlak zaferler doğacaktır Vatan sevginden

Kuzey Kafkasya Dergisi / İst Yıl:1 Sayı 4 Aralık-Ocak 1970/1971

 


960 lı Yıllardan bu güne

Hayaldi o günlerde bir çok şey. Ata yurdumuz ile hemen hiç bir bağlantımız yok. Elimizde bir kaç kitap birkaç dergiden başka el uzatabileceğimiz baş vurabileceğimiz hiçbir kaynak yok. Ata yurdumuzun hasreti içimizi kavurmasına rağmen hemen yanı başımızda olduğu halde bize o kadar uzaktaki demir perdeleri aralamak da mümkün değildi. Ne gidebilen nede gelen olurdu Enderde olsa gelen giden biri olduğunda izlenimlerini dinler sorular yöneltip meraklarımızı gidermeye bilgi edinmeye çalışırdık. Kafkaslardan koparılsak da koparamamışlardı gönül bağlarımızı. O gönül bağları koparılamayan insanlarımızın bitmedi mücadelesi her ortamda her zaman çalışıp çabaladılar. Bir çok il ve ilçede ardarda dernekler açıldı. Folklor çalışmalarının yanı sıra kültürel ve sosyal alanda faaliyetler yürütüldü müzik ve mahalli oyunlar geliştirildi. Hemen her dernekte dergiler yayılandı bilimsel ve edebi eserlerin tercümelerinin yanı sıra çok kaliteli çok değerli eserler yazıldı ve yeni eserlerde yazılmaktadır. Geçmiş yıllarla bu günleri kıyasladığımızda sonsuz mutluluklar hissediyoruz.
Günden güne artan eğitim seviyesinin artması ve toplum bilincinin yükselmesi Ata yurdumuz
ile artan diyaloglar sonrasında hayal edemeyeceğimiz mutlu bir geleceğe doğru yelken açmış huzurla yol almaktayız.
O yıllar dan bu güne dek her emeği geçen ebediyete intikal etmiş yüreği sevgi ile dolu insanlarımızı minnetle anarken o günlerden bu güne dek mücadele eden bu günden yarınlara bayrağı taşıyacak olan insanlarımıza başarılar dilerim sakın unutmayın birileri bir zamanlar temel atmış olmasaydı bu gün paylaşacak bir şey olmazdı.

14 Ocak 2018

SARNIÇ'DA Kİ YAŞAALAR

Asırlar öncesine dayanan toplumumuzun temel taşı olan ailelerin izleri kaybolmamalıdır. Bu gün gerek Abhazya'da gerekse Diaspora'da Abhaz aileleri varlıklarını sarih olarak devam ettirmekteler. Tsaballıların Anadolu'daki yerleşim yerleri olan Bilecik, Eskişehir ve İnegöl çevresindeki köylerimize yerleşen aileler arasında uzun süre geçişmeler ve gidip gelmeler devam etmiştir. Bir müddet sonra bu geçişmeler sona ermiş olmakla birlikte köylerden şehirlere göçler sonucunda da köylerde nüfus (aileler) çok azalmıştır. Köyler önceleri yaşayan aile (sülale) isimleriyle anılır duruma gelmiştir. Bazı köylerimizde ise ne yazıkki tek bir aile bile kalmamıştır. Köylerle irtibatı koparmamamız toplumumuzun geleceği açısından son derece önem arz etmektedir.
Yaşaalarında Sarnıç'a (Osmaniye-İnegöl) Kguarakuay'den gelip yerleşmiş oldukları söylenmektedir. Bu aileden şimdi Sarnıç'da kimse yaşamamaktadır. Aile soy ağaçları ile ilgili zaman zaman aldığım notlar arasında yaptığım düzenlemelerde eksikler ve hatalar oluşmuş olabilir. Bunları bildirirseniz tashih eder yeniden düzenleyebiliriz. Tsabal sülalelerine ait elinizde aile soy ağaçları varsa mail ile gönderirseniz tek elden kayıt altına alalım. Zira TSABAL'ımız tekdir. Sarnıçlılar blogu özelde Sarnıç , genelde Tsabal - Abhazya'dır.


Mutlu yarınlarda birlikte beraber olmak dileğiyle.




22 Aralık 2017

Sarnıç'dan Kalan izler


Yaylalarında koyun kuzu otlaşırken
Ovalarında yağız Atlar koşuştururken
Dağlarında sürek avlarına çıkılırken
Gözyaşımız dinip yaşamlar kurulurken
Sarnıç'ım Tsabalın hüznü ile uyanır
Her gün doğuşunda yeni bir umutla

Avraşa nidalarıyla feryadım yankılanırken
Armonika dan içli içli nağmeler yükselirken
Asırlık özlemimizle yüreğimiz kavurulurken
Yaralarımız dağlanıp hayallerimize uzanırken
Sarnıç'ım aydınlık bir geleceğe doğru uyanır
Her gün doğuşunda yeni bir umutla

Birlikte yamaçlarında koşturduğumuz
Huzurlu ortamının içinde büyüdüğümüz
Sarnıç da çocukluk arkadaşlarımdan
Gomgom ile birlikteyim.
Bu gün sarnıç da.Anılarımın arasında

Nur içinde yat mekanın cennet olsun..
Yıllar geçse de  yüreğimizdedir acın 

Dostlarımla bu gün Sarnıç'dayım

Çok sevdiğim iki iyi dostumla birlikte olacağım bu gün Sarnıç blogunun bu sayfalarında. Evet ne yazık ki onlar artık yok aramızda. Onları ebedi yolculuklarına uğurlamanın üzüntüsü içindeyim. Beni derinden yaralayan bu acımı sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Can dostlarım Zihni Şener ve Mahmut Bi
Nurlar içinde yatın mekanınız cennet olsun
Ruhunuz şad osun


ZİHNİ ŞENER PISIYPA
1954/14.12.2017

Zamanın akışına kapılmış mutluluğa doğru koşarken
İçinde fırtınalar kopardı Abhazya konu edilip anılırken
Huzur içinde Abhazyada yaşama arzusu ile kavrulurken
Nefes nefese geçen bir ömrü son nefesinle noktalarken
İsterdin hep Çuji kabilesinin yaşatilmalıydı özgün şivesi

Şenlenmiştir senle Çujilerin Künceğizdeki o son mekanları
Engin yüreğinde yaşattığın sevgilerle kazandığın dostlukları
Neyleyelim şimdi biz kimle paylaşacağız yaşama ait sırları
Erişemediğin umut içinde yeşertip yaşattığın Tüm hayalleri
Ruhunun derinliklerinde hissederek yat o cennet mekanında


Zaman zaman yaptığımız sohbetlerimizde Çuji şivesini iyi konuşanların bir araya geleceği ortamda bir konunun bu şive ile konuşularak kayda alınmasını arzu ettiğini söylerdi. Türkçe ve Abhazca yazdığı şiir ve hikayelerinin yanı sıra bu lehçe ile Türkçeden Abhazcaya yaptığı Alp Bosuter'in Apsuwa Fuat adlı eserin cevirisi çok önemlidir. Aramızdan ayrılan bu eserin yazarı Alp Bosuter ve Çujı şivesiyle Abhazcaya tercüme ederek kazandıran değerli insanlarımızın mekanları cennet olsun.


MAHMUT Bİ (Halug-Natko)
1945-28.09.2017



Merkezinde dünyanın durmadan araştırdın ecdadını
Anlatmaktı meramın cihana hep Kafkas gerçeğini
Hata yapmazdın asla yanlış olmazdı hiç bir sözünde
Mutlaka doğruydu öngörün düşünülmüştür öncesinde
Uygarlıklar tarihine işlemekti Kafkasyalıların öz tarihini
Tarihin akışına bırakmadan gün yüzüne çıkardın değerini

Bu milletin birlikteliği için çalıştın ömrün boyunca
İnanıp yürümüştük birlikte Birleşik Kafkasya idealine..


Birleşik Kafkasya idealiydi bizi buluşturan bu ideal, bizim için çok kutsaldı. Mahmut Bey emekli olup Bursa'ya geldiği günlerde, ilk defa rahmetli Meliha Şahin ablanın evinde karşılaştık. O günlerde Birleşik Kafkasya Derneği'nin kuruluş çalışmalarını sürdürüyorduk (11 Mayıs 1996). Beraber mücadele edebileceğimizi söyleyip çalışmalarımıza davet ettim. İşte o günden sonra daima birlikte bu ideal için çalıştık.
Mahmut Bey 1945 yılında Ürdün'ün Amman kentinde doğmuştu. Abzahların Hatko boyuna mensup (Halug-Natko) ailesindendi. Kafkasya üzerine birçok dergide edebi ve ilmi yazıları yayınlandı. Üniversitelerde konferanslar verdi, bilimsel çalışmalara katıldı. Arapçadan tercüme eserlerinin yanı sıra iki cilt halinde yayınlanan Kafkas Tarihi isimli eseri çok önemlidir. İmam Şamil'in naibi Muhammet Emin Paşa ile ilgili eserinin haricinde Kafdağı'ndan Uludağ Eteklerine Kafkas Göçleri ile ilgili calışmalarını hasta yatağında bile sürdürmekteydi.

Nurlar içinde yat mekanın cennet olsun
Umutla koşuşturduğun hayallerin gerçek olsun
Rahat uyu kabrinde sevenlerin gönlündesin...