04 Temmuz 2017
02 Nisan 2017
Bursa Kuzey Kafkas Derneği Yıl 1970
YIL 1970
Ali Söğünç (Asetin) hocanın
yetiştirdiği Bursa Kuzey Kafkas Derneği
Halk dansları topluluğu Adapazarı
gösterisinde
Aynı ideali taşır aynı ideale
koşardık
Yozlaşmamıştı o yıllarda
kültürümüz
Kemirilmemişti henüz birliğimiz özümüz
Yaşardı Atadan aldığımız özlü örfümüz
Çeçenlerin Şanlı Direniş Günlerinde
Ben bir Çeçenim
Asırlardır bu adımı şerefle
taşıdım
Tarihte bitmemiştir savaşım
Sürülsemde tekrar tekrar vatanımdan
Koparılsamda zorla yurdumdan
Vatan aşkıınla doğarım küllerimden
Ben bir Çeçenim
Çeçenyadır vatanım
Orta Asya steplerinde doğsamda
Mülteci kamplarında Yaşasamda
Ülkemin dışında olsamda
Bir gün elbet
Şerefimle tarhime döneceğim
Sahip çıkacağım Çeçenyama
Ben bir Çeçenim
Çeçen olarak yaşayıp
Çeçen olark öleceğim.
Rıfat Özbey
Cahar Dudayev'ın şanlı direnişi /
Çeçenlerin Ruslara
karşı yaptıkları özgürlük
savaşında derrnek binasında
Mahmut Bi ve Bekir Erman ile birlikte
yaptığımız basın toplantısı
07 Şubat 2017
SANA DÖNECEĞİM
Yeşertmek
için hürriyeti
Lakin
gülmedi kader bize
Düşman
çiğniyor şimdi o mukaddes bağrını
Kutsal
dağlarımda hürriyet rüzgarları essin diye
Daryal
geçidinde kan dökmedim
Derbent
,Glahor geçidinde can vermedim
Diyebilir
misin ?
Hürriyet
hürriyet diye yürümüştüm
Dağlarım
için istiklal istemiştim
Sürüler
yürüdü Kafkasımın üstüne üstüne
Kafkasımın
ufkuna esaret ağını germek için
Vurulmuştum
duymuyordum
Yaralıydım
hissetmiyordum
Vatan
için, hürriyet için Dağlarım için
Tutsaklığım
niçin ? Ey ulu Allahım tutsaklığım niçin?
Tutuşmuştu
kalbim
Alev
alev yükseliyordu hürriyet aşkı yüreğimde
Dargo
kalesindeyim
Dargo
düşmeyecekti , düşmemeliydi
Kafkasım
benim kutsal dağım kutsal yurdum
Yaşamın
her safhasında benimdin
Ama
o meşum sürgün, o soykırım niye niçindi
Bu terk edişin yok mu dönüşü ey ulu Allahım yok mu dönüşü ?
Sana
döneceğim Kafkasım sana döneceğim
Uğrunda
ölmek
Abreklerin
öcünü almak için mutlak
Döneceğim
bir gün Kafkasım döneceğim
Kanla
sulamıştık mukaddes bağrını
Yeşertmek
için hürriyeti
Kanla
sulayacağız bağrını Dağım
Yıkmak için tutsaklığını
Rıfat ÖZBEY (BEYA)
Kuzey Kafkasya dergisi Yıl 2 Sayı 7
Haziran- Temmuz 1971
Hayallerimi
süsleyen Kafdağımı
Acılarla
dolu o sürgün yıllarımı
Ağlaşarak
terk ettiğimiz vatanımı
Gençlik
yıllarımda duyduğum o hasret o heyecanımı bu gün farklı
şekilde tekrar yaşıyorum.
1960-1970 li
yıllarında görmeyi bile hayal edemediğim Kafkasyam-Abhazyam bu
gün kucak açmış bekliyor tüm evlatlarını. Sürgünde
parçalanan aileler bir birleri ile tekrar buluşuyor, yeni
akrabalıklar tesis ediliyor. Ata yurda dönüşler devam ediyor. Dün
kendilerinden haberdar bile olmadığımız akrabalarımızla
birlikte olabiliyoruz. Benim sadece adını duyarak büyüdüğüm
atayurdumun torunlarımla beraber Kadim Tarihini yaşamak, huzurlu
yarınlarında olmak umudu beni mutlu ediyor. 1971 tarihli Kuzey
Kafkasya dergisinin sayfaları arasında rastladığım „Sana
Döneceğim“ adlı şiirim beni anılarıma taşıdı. O yıllara
sizleri götürmek, Sarnıçlılar blogunda buluşturmak istedim.
14 Ocak 2017
Anılarda Bursa ...
Bu
gün Bursa'da anılar arasında gezindim
Geçmiş
günleri tekrar hüzünle yaşayarak
Ne
mutluluk duydum nede huzur hissettim
Gözlerim
yaşla doldu istemesem de ağlamak
Keşke
o günlere dönebilsem tekrar yaşayabilsem
Keşke
o yüreği ak alnı pak o insanlarla olabilsem
Ne
kadar samimiydiler bilseniz nasıl anlatabilsem
Gizli
ajandaları yoktu onların inanır mısınız söylesem ?
O
günleri sizlerle paylaşmak istiyorum
Sizlerde
paylaşırsanız elbet mutlu olurum
Bu
gün bir çoğu hayatta olmayan bu güzel insanları şükranla
anıyorum
Dualarımız
sizinle nur içinde yatınız mekanınız cennet olsun.
Yaşadığımız Gece
Benim
mahzun dağım seni düşüne duruyordum
Hayale
dalmış kendimi zirvelerinde sanıyordum
Sarsıldım
alkış tufanı karşısında bu bir Gazavat mı?
Gönlümce
Kafkas’ımın kurtuluş anını yaşıyordum
Kalplerimizin
aynı aşk aynı heyecanla çarptığı belliydi
Esaretteki
Kafkaslılar için gözlerimiz nemliydi
Kafkas’ımın
yiğit evlatları neden böyle elemliydi
Kurtulasıya
vatanları gülmemeye yeminliydi
Şamil
oyunu oynanıyordu sahnede yürekler dağlı
Milli
oyunlarına nasılda içten bağlı kahraman dağlı
Kafkas
dağlarına bu coşkular artık Hürriyeti taşımalı
Umutla
koşalım hüzünlü gönüllerimiz olsada yaslı
Raks
etti Dağlılar silmek için gönüllerinin pasını
Atmak
istiyordu Dağlılar yıllar yılı süren yasını
Hatırlayıp
anmaz’mı hiç tutsak olan soydaşlarını
O
soydaşlarım kan ağlar öz yurdum Kafkasımda
Olur
mu dersiniz bundan mutlu bundan güzel bir gece
Ata
yurdum da soydaşlarım bekliyor yıllardır gündüz gece
Onlara
ulaştıracak bir müjdem olacak toplanın ABREKLER
Yaşanacak en
mutlu günler geceler hür olacak Kafkasya
Rıfat
Özbey
03.08.1966
Bursa Kafkas Gecesi
Birleşik
Kafkasya Dergisi 1966/1967 Sayı 10
1965
yılında Bursa’da yaşayan Kafkas kökenli hemşerilerimiz
tarafından kurulan Bursa Kafkas Derneği'nin 03.08.1966 tarihinde
düzenlediği yemekli Bir Kafkas gecesinde İstanbul ve
Düzce’den iştirak eden folklorcuları bu güne dek her zaman
hatırlıyor ve takdirle anıyorum.
Bursa’da
o yıllardan anımsadığım bir çoğu aramızdan ayrılmış olan
İhsan Şahin, Meliha Şahin , Naci Berk, Hayri Ergin, Niyazi
Özkan’ı rahmetle, Sami Ağırca, Hayati Çam, Dilber
Kanşay ve diğer emeği geçen herkesi minnetle anıyorum
28 Aralık 2016
VASİYET’İM olsun
Varsın olsun kuş uçmaz kervan geçmez
olsun
Son mekânım Tsabal olmazsa da Sarnıç
olsun
Abhazlarca kutsal meşe ağaçlarının
altı olsun
Kabrime uğramasanız da dualarınız bol
olsun
Gözyaşı dökmeyin son yolculuğum
huzurlu olsun
Üzmeyin kendinizi üç beş kürek atan
dostum olsun
Emanet edin Sanıç’ıma, yolculuğum orda
son olsun
Gün doğuşuyla aydınlanıp, geceleri
mehtaplı olsun
Dostlarım finalde yaşama son bir
çalımım olsun
Sahamı seçtim meşelikler içinde Sanıç’ımda
olsun
Rövanşı olmayacak bu maçın sonucu
rahmet olsun
Mahşerdeki yerim cennet Abhazyam gibi
olsun
Sararken Sarnıç’ımın toprağı ruhum
huzurlu olsun
Yazları diz boyu otlar kışları
bembeyaz karlar olsun
Mezar taşı yerine başucumda ulu bir
meşe olsun
Gövdesine yazılan ölüm tarihim 21
Mayıs 1864 olsun
Rıfat ÖZBEY (Beya)
08 Aralık 2016
BU AKŞAM
Bu
akşam
Kuzey
rüzgârları ulaştı Sarnıç’ıma
Beklerken
hasretle Sarnıç’ım
Sarnıç’ımın
yanan bağrında esti serin serin
Hissettim
o an damarlarıma dek işlemiş olduğunu
Hasret
çiçeklerini derleyip koştum sana
Yarattım
sende kendime kendimce bir dünya
Neredeyim
nerde bu benim dünyam ?
Bazen
Kafdağı’mın zirvelerinde masallar diyarında
Bazen
Karadeniz sahillerinde, Kefken’de, Samsun’da acılar içinde
Bazen
gökyüzünün sonsuzluğunda
Bazen
Akdeniz kıyılarında Libya’da, Tunus’da
Mısır’da
Piramitlerin gölgesinde
İtalya’da
Etrüsklerle, Pireneler’de Basklarla
Küçük
Asya’da Hattuşaş’da, Boğazköy’de Alacahöyük’de
Hattilerle
Hititlerle birlikte
Tarihteki
izlerimin arasında buluyorum kendimi
Hissediyorum
hüzünle Balkanlara kazınan varlığımı
Gözyaşlarınla
kurup gözyaşları içinde kaybettiğim
Acılarımı
paylaştığım Balkanlara veda edişim
Yürüyorum
sonrasında baştanbaşa Anadolu toprağını
Hüzün
sardı birden fark etmemişim hala kaybolmakta olduğumu
Seni
hissederek yaşamışım yaşantımın her anında Kafdağı’m
Yıkılmış
umutlarımla tekrar kurduğum gizemli dünyada
Hüzün
ve acılarla yoğrulmuş
Yorulmuş
bitmiş tükenmiş
Umutlarımı
yenileyen yeni bir dünyada buluveriyorum kendimi
Duygularımla
baş başa kalıp yaşadığım bir iç dünyam olsun derken
Ortadoğu
da alevlenen bir ateşin içinde Filistin’de Irak’ta Suriye’de
Yaşanan
bir dramın parçası oluyorum kahrola kahrola
Anadolu
diyorum, Diaspora diyorum kopamıyorum
Bir
çobanın kavalının bir aşığın sazının peşine takılıyorum
Esiri
oluveriyorum yanık nağmelerin gizemli dünyasında
Uzaklardan
bir armonikanın sesi ile ayılıyorum ansızın
Hangi
dünya hangi yaşamın içindeyim
Nerde
vatan Nerde toprak nerdeyim ben?
Dünyanın
her kıtasından kalp atışlarımı dinliyorum
Kulağım
Kafdağı’mda Elbruzum’da atarken kalbim
Kuzeyden
esen rüzgârlar ulaştı bu akşam Sarnıç’ıma
Huzur
taşıdı Kafkasya’mdan Abhazya’mdan sevgiler yükleyip
Umutlar
yükleyip sevgiler sundu mutluluklar sundu
Barış
sundu Anadolu aydınlık semalarından
Kuzeyden
esen rüzgârlar bu akşam
Rıfat
Özbey (Беиа)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







