27 Mart 2015

Meliha Şahin (Aşupha)



MELİHA ŞAHİN
(01.07.1925 / 04.10.2012)

Uzun zamandır istiyordum Meliha ablamızın kabrine gitmek ve baş uçunda durarak dua okumak ve bu gün baharın çok güzel bir gününde(26.03.2015) onun mezarının başındayım. Yaşamı boyunca etrafına pozitif enerji veren Meliha ablanın mezarının başında bile bu pozitif enerjiyi aldım onun beni güler yüzle karşıladığını hissettim. Meliha ablalar da (Aşba Ehem’in kızı) Tsabalların Anadolu’daki ilk köyü olan Sarnıç’a yerleşen ailelerdendir, aynı zamanda annemle kan bağları olması nedeniylede bana çok değer verirdi.  Annem gençlik yıllarında Bozüyük’e gider Meliha ablalarda kalırmış o yıllara ait anılarını bir araya geldiğimizde hep anlatırdı.

Meliha ablanın eşi İhsan Şahin (Hesiyaa-molla) bey Pazarcık-Alınca köyünden babamın okul arkadaşıydı. Bilecik’te birlikte yatılı olarak okumuşlar. Babamın babaannesi ailede başka kimse olmadığı için okuldan alıp köye getiriyor. Babam o günleri hep hüzün içinde anlatırdı.

Bursa’da çok iyi bir eğitimci ve idareci olarak tanınan İhsan beyin vefatı ile ilgili Bursa basını ve köşe yazarları pek çok yazı yazarak andılar. Benim Kafkas dergilerinde çıkan yazım nedeniyle bu dergileri Meliha abla vefatına kadar hep muhafaza etti. İhsan Bey ve Meliha abla Bursa’da dernekçilik faaliyetlerinin başlamasına ve gelişmesine öncülük etmişlerdir. Onlar bu idealleri için çok çalıştılar Bursa Kafkas Derneği çatısı altında birlik ve beraberliği oluşturdular. Bu gün elli yıl sonrası bu birlik ve beraberliği maalesef parçalamaya çalışıyorlar. Farklılıklar yaratmak için kalın çizgiler çiziyorlar aramıza Bursa’da derneğin kuruluşunda ve daha sonraları yaptıkları anlatmakla bitmez o güzel günler o güzel insanlarla güzelmiş meğer. Meliha abla o son günlerine kadar dernek içinde olmaktan hemşerileriyle birlik de olmaktan daima çok mutluluk duyardı. 1994 yılında Abhazya’ya birlik de seyahat ettik. O göstermelik değil gerçek bir Abhazya sevdalısıydı. Abhazya’da bulunmak tan sonsuz derecede mutlu olmuştu.
Yaşamı boyunca tek bir kişinin kalbini kırmamıştır o her zaman her ortamda yapıcı olmuştur. Onun için kusurun, hatanın, yanlışın da bir nedeni vardı o nedenle alınmaz, gücenmez ve kırılmazdı o bu tür olumsuzluklar karşısında hiçbir şey hissettirmezdi. Tevazu sahibi biri olması nedeni ile ona sonsuz bir sevgi ve saygı duyardım.

Bu gün ellerinden öpemiyoruz Meliha ablam ama mezarının başında bir Fatiha okumak için geldik . Ruhun şad mekanın cennet olsun nur içinde yat, Meliha ablamız nur içinde yat…

Rıfat Özbey (Beya)
26.03.2015         


          

15 Mart 2015

Hayrettin Erşan (Marşan)


     Hayrettin Erşan'ın babası Marşan İsmail Bey, Kurtuluş Savaşı yıllarında Sarnıç'tan ayrılarak Eskişehir Karaalan Köyü'ne yerleşiyor ve sonrasında Bilecik'te jandarma Komutanlığı yapıyor.


Başlık ekle

















(Arşiv bilgilerini ulaştıran bu bilgilerini blogda paylaşmamı sağlayan 
Aşhusta Selahattin Erşan'a teşekkürler.)


Ben, Marşan İsmail Beyin torunu Yurdaer Erşan.PapaPHA MAHİNUR'un facebooku kanalıyla sitenize ulaştım. Tüm Sanıçlıların göç serüveni benim atalarımında serüveni.Annemde Alıncalı. Sefer beyin kızı İnci(MINDUK)hanım. Sanıça bir iki kere geldik. Dedem evleri yanınca,Kurtuluş savaşı yıllarında, Eskişehir Karalan köyüne göçmüş.  O yıllarda Bilecik jANDARMA Kumandanlığı yapmış. Böyle bir site gerçekleştirdiğiniz için öncelikle teşekkürler. Ortak geçmişler,anıları tazeler.Selam ve sevgiler!..

Amarşan Yurdaer Erşan



Pap'alar (1960 lı yıllar)


18 Şubat 2015

Mailinde Füsun Akbaygil diyor ki ;




‘’Gözlerim yaşlarla doldu Sarnıçlılar bloğuna rastlayınca beni çocukluğumun cenneti Sarnıca götürdün’’
Ve devam ediyor  ‘’Evden çıkar Tosun dayılara kadar yol üstündeki evlere girer çıkardım yolun o incecik,ipek gibi tozu üstünde köyü baştan başa geçmek hemen her eve uğrayarak bir şeyler yiyip içmek çok hoşuma giderdi’’ ve devam   ediyor 1950 li 1960 yıllardaki anılarına
Teşekkürler Fusun

Evet özler insan
Tozlu topraklı yolları da
Anılarını yaşar her an
O ipeksi tozlarda
Tebessümle hatırlanan
Anılar arasına
Gözyaşlarıyla maziye ulaşırsan
Yılların ötesinden duygularımızı sarıverir
Sevinçler kaybolur, hüzünler arttıkça artar
Gözlerimiz çocukluğumuzun cennetini arar
Ah yıllar ah
Verin geri benim çocukluğumu
Verin bana
Cennet Sarnıcımı

Rıfat Özbey (Beya)

Kozba Sünnah Nak’ın kardeşi Bülbül’ün kızı Ahipha Füsun Akbaygil’i sizlerinde tanımasını istediğim için aşağıya ingilizce biyografisi ile birlikte yaptığı resimlerden de bir tane ekliyorum


Fusun Akbaygil Fallavollita was born in Trabzon (Turkey) and grew up in Istanbul. She attended the German School and the State Conservatory in Istanbul. She studied set design and painting at the Academy of Fine Arts in Vienna, graduating from the Department of Set Design. In Italy she completed courses in painting and engraving in Perugia. She got a Master’s Degree in Set Design at the Faculty of Fine Arts in Izmir where she held the position of associated professor. After having left Turkey she lived for extended periods in Austria, Italy, Belgium, India, Egypt, Azerbaijan, Bosnia-Erzegovina and Yemen, where she participated at various group and individual exhibitions.
At present she lives and works in Sulmona (Abruzzo, Italy).

http://www.fusunakbaygil.com