28 Kasım 2014

TSABALDAYIM BUGÜN



Yıllar yılı ruhumu saran duygularımı besleyen
Tsabalım asırlık hasretinle sendeyim bu gün 
Yaşamım boyunca damarlarıma kadar işleyen
Muhaceret acısını silmek için sendeyim bu gün
Gözyaşı ve kanla yoğrulan vatanım bitmeyen
Yasına ortak olmak için sendeyim sende bu gün
Düşlerimden eksilmeyen hayallerimi süsleyen
Özlemle umut dolu duygularla sendeyim bu gün
Uğruna canlarını veren seni hiç terk etmeyen
Sevgi dolu evlatların sayesinde sendeyim bu gün
Atalarımın ruhunda sönmeyen söndürülemeyen
Vatan sevgisiyle yeniden doğdum sende bu gün

04.10.2014

19 Ekim 2014

SANIÇIM BAŞIN SAĞOLSUN

Sanıçımın tarihi diye gösterirdim
Düne kadar
Asırlık çınarlarımız ayaktaydı
Bugüne kadar
Nasıl anlatabilirim Sanıçımı
Kaybettim hayat damarlarımı
Peş peşe yitirdik canlarımızı
Anlat sanıçı anlat dediklerinde
İşte Akarçıpha Fahriye tatsa
İşte Kucba Fahri pehlivan derdim
Artık nasıl anlatabilirim
Bir asırlık zaman dilimi içinde Sanıçımı
Sarnıçımı yoğuran Tsabal kültürünü
Zaman aktı durdu yılları yoğurdu
Fırtınalar esti durdu yad ellere savurdu
İşte tarihim işte şimdi durdu
Art arda düşünce eylül sonunda
Toprağa canlarım, ayhabılarım
Koptu hayat damarları Sanıçımın
Sonbaharları hüzne kapılır giderdim
Bu sonbaharsa ayrı bir hüzün sardı yüreğimi
Gün başlarken her sabah bir umut sarar
Duygularımın ortasında yükselirdi
Çöktü şimdi tümüyle yüreğim
Koptu art arda tarih yapraklarımız
Yıkıldı asırlık çınarlarımız
Sizlerle ayaktaydı Sarnıç’ımız
Nur içinde sonsuza dek yatınız
Yasınız yasımızdır Ağanalar
Yasınıza ortakız Kuçbalar
Başınız sağolsun Tsaballılar
Başınız sağolsun Sanıçlılar

Rıfat  Özbey (Beya)
10.10.2014

Fahriye Ana  Akarcıpha
(Ağanipa Bahrinin eşi)
1918-25.09.2014

Fahri Sargın Kuçba
1914-28.09.2014

13 Ağustos 2014

SANIÇ SANIÇ DEDİĞİN



SANIÇ DEDİĞİN

‘’Diyorlar’ki Sanıç, Sanıç dediğin üç beş evden ibaret
Meşe ormanları arasında bir mezradır nihayet’’
Böyle görünür belki benim gibi görmüyorsan şayet
On bin yıllık bir kültürün izlerini göremezsen elbet
                     X
Bilmiyorlar ki, Sanıç bir ekol Sanıç bir kültür Sanıç bir medeniyet
Taşında toprağında buluyorum  kültürümden bin bir bereket
Ruhumuz Tsabaldaysa da mutluyduk sende yaşamakla elbet
Sevgiyle yaşadık duymadık ne hiddet ne şiddet ne de nefret
                     X
Sanıça taşınmış sürgünün yürek paralayan unutulmaz anıları
Kalpleri yaralamış vatandan ayrı düşmenin derin acıları
Henüz oturuşmadan başlamış yanmaya yeni vatanları
Trablusgarp Çanakkale derken doğu batı sardı her yanları
                    X
Sanıç,Sanıç dediğim sanıçımın bağrında’da feryat figan
Silah kuşanıp koştular milli mücadeleye sönmeliydi yangın
Koptular birer birer filizlenecekken, sonucuydu alınyazılarının
Aynı kaderi paylaşmamalıydı Anadolu, ayrı kaldıkları dağların
                     X
Soğuk pınarlarla zümrüt yeşili çayırlıklarla kaplı bir vadinin
Meşe kayın gürgen ağaçları ile dolu kekik kokulu dağların
Ortasında yer alan üç beş hanelik bir köy diye geçme sakın
On bin yıllık bir kültürün ayakta kalmış mirasıdır Abhazya’mın
Rıfat ÖZBEY